Post-truth veya hakikat sonrası, olgusal gerçeklerin nesnel olarak önemi azaldığı, duygusal ve kişisel inançların kamuoyunu şekillendirmede daha etkili olduğu bir durumu ifade eder. Bu kavram, siyaset, medya ve sosyal etkileşimlerde giderek artan bir öneme sahip hale gelmiştir.
Temel Özellikleri:
Olgusal Gerçeklerin Önemsizleşmesi: Hakikat ötesi çağda, bir bilginin doğruluğu veya yanlışlığı, duygusal rezonansı veya kişisel inançlara uygunluğu kadar önemli değildir.
Duygusal Manipülasyon: Siyasi söylem ve propaganda, mantıklı argümanlardan ziyade duygusal tepkileri tetiklemeye odaklanır. Duygusal Manipülasyon
Teyit Yanlılığı (Confirmation Bias): İnsanlar, mevcut inançlarını doğrulayan bilgileri aramaya ve kabul etmeye daha yatkındır. Teyit Yanlılığı
Yalan Haber (Fake News) ve Yanlış Bilgilendirme (Misinformation): İnternet ve sosyal medya, kolayca yayılan yalan haberlerin ve yanlış bilgilerin yayılmasına zemin hazırlar. Yalan Haber
Uzmanlara Güvenin Azalması: Bilim insanları, gazeteciler ve diğer uzmanlara duyulan güven azalır, bu da yanlış bilgilerin yayılmasını kolaylaştırır.
Sonuçları:
Siyasi Kutuplaşma: Hakikat ötesi, farklı siyasi görüşlere sahip gruplar arasındaki ayrımı derinleştirebilir.
Demokratik Süreçlerin Zayıflaması: Kamuoyu yanlış bilgilere dayandığında, demokratik karar alma süreçleri zarar görebilir.
Sosyal Güvenin Erozyonu: Gerçek ve sahte arasındaki çizgi bulanıklaştığında, insanlar birbirlerine ve kurumlara olan güvenlerini kaybedebilirler.
Ne Demek sitesindeki bilgiler kullanıcılar vasıtasıyla veya otomatik oluşturulmuştur. Buradaki bilgilerin doğru olduğu garanti edilmez. Düzeltilmesi gereken bilgi olduğunu düşünüyorsanız bizimle iletişime geçiniz. Her türlü görüş, destek ve önerileriniz için iletisim@nedemek.page